Estetik burun ameliyatı

alpertuncel - Ekim 5, 2011

Burun estetiği zor bir ameliyat. Burun zor bir organ, hem en ortada gözüküyor hem de nefes almak gibi hiç durmayan bir görevi var. Yani hem estetik olarak hem de işlevsel olarak çok ortada, çok önemli. Bu ameliyatı zor yapan şeyler de bunlar. Ayrıca burun kendi yapısı itibariylede karmakarışık. Ortası boş, üstelik sağı solu ayrı ayrı tünellerden oluşuyor, hem kemikler, hem kıkırdaklar iç içe geçmiş, üzeri cilt içi mukoza denilen apayrı yapıda bir “deri” ile kaplı.

Plastik cerrahi eğitimi alırken genellikle en son ve en zor anlaşılan ameliyat bu oluyor. Tecrübe bu ameliyatta gerçekten çok önemli, ama daha önemli olan doğru yaklaşım. Ameliyatı anlamak, çok okumak, çok görmüş olmak, hatta kongreleri çok yakın takip etmek te ayrı ayrı önemli. Asla ben bu işi öğrendim artık böyle yaparım olur diyemeyeceğiniz bir ameliyat. Her sene yenilikler geliyor, yeni yaklaşımlar yayınlanıyor.

Ameliyattan sonra

alpertuncel - Ekim 5, 2011

Ameliyattan sonra sizi en çok etkileyecek şeylerden birisi burun tamponları olacaktır. Tamponlar burun içine konulan “tıkaçlar”. Kulağa kötü geldikleri kadar kötü olmasalarda pek hoş bir şey olmadıkları da kesin. Bir kaç değişik tipleri var. En sık karşılaşacağınız uzun bir şerit halide burnunuzun içerisine tıkılmış şekli. Bu çok eski bir tampon şekli de olsa çok ucuz olduğu için hala kullanılıyor. bunun alternatifi daha modern, çıkarılırken çok daha az ağrı veren 4-5 cm uzunluğunda olan süngerimsi tamponlar. Ben çok büyük oranda tampon kullanmaktan yıllar önce vazgeçtim. Sadece burun içerisinde ciddi bir eğrilik tedavi etmiş isem tampon kullanıyorum. Sadece estetik amaçla yapılmış bir burun ameliyatında tamponun yeri bence yok.

Tamponunuz varsa bu ertesi gün yada ikinci gün alınacaktır. Eğer söylediğim yeni tip tamponlardan ise çıkarılması k0laydır ama eski tip hastaların tabiri ile “çek çek bitmeyen” tamponların çıkarılmasının pek hoş olmadığını biliyorum. Bu tip tamponları prensip olarak kullanmıyorum, işi zorlaştırmaktan başka hiç bir faydaları zaten yok.Burnunuzun üzerinde de bir alçı olacak. Bu kesin. Bunun da tipleri var, en kolay olanları hazır plastik burun alçıları. Ben bunları kullanıyorum, en iyi tarafları da ameliyattan hemen sonra yıkanmanıza izin vermeleri. Hasta yakınları genellikle yıkanma fikrini dehşet verici bularak engel olmaya çalışırlar ama ameliyattan hemen sonra yıkanmanızın hiç bir sakıncası yok. İyi alçılar suya dayanıklılar. Saçlarınızın ameliyattan sonra “kazık” gibi olacağını düşünürseniz yıkanmak hiç olmadığı kadar rahatlatıcı olacaktır.

İlk gecenizi hastanede geçirebilirsiniz ama bu genellikle şart olmuyor. Dilerseniz eve de çıkabilirsiniz. Ben bu ameliyatı olmuş olsaydım açıkçası hastaneden çıkmak istemezdim ama gitmenizde bir sakınca olmadığını söyleyebilirim.

Ertesi gün sabah gözlerinizin mosmor olduğunu göreceksiniz. Çok dert etmeyin, bu çok hızlı geçen bir morluktur. Kadınlar bu konuda çok şanslılar, makyaj yaparak morlukları kapatabiliyorlar.
Başınız dik yatmanız çok önemli. Eğer düz yatarsanız morluk ve şişlikleriniz kat kat fazla olur. İlk 2-3 gün buz uygulamanızda iyi bir fikir olacaktır. Buz uygulamasınız burnunuza değil gözlerinize yapın. Burnunuz zaten alçının içinde, ama moraran ve şişen yer gözleriniz. Buz uygulamasını buzları torbalara doldurup yada eczaneden göz jelleri alıp yapabilirsiniz ama size çok pratik bir önerim olacak: koca bir paket bezelye ya da mısır alın, bunları her seferinde birer avuç buzdolabı poşetlerine koyun ve bunları kullanın. Buz dondurmak, akan suları temizlemek yada ısınan jelleri dondurmaya çalışmak dertlerinden kurtulursunuz. Bu donmuş gıdaların soğukluğu da buzdan daha az rahatsız edici oluyor.

Ameliyatın ikinci gini ben hastalarımı serbest bırakıyorum, işinize, okulunuza yada sinemaya gidebilirsiniz. Kendinizi çok yormamanız iyi olacaktır ama eve kapanmanıza gerek yok.
Beşinci günde alçınız alınacak, bu heyecanlı bir gün. Burnunuzu ilk defa göreceksiniz ama size bu göreceğiniz burun ile gerçek ameliyat sonrası burnunuzun pek te alakalı olmadığını söyleyebilirim. Bu dönemde burun o kadar şiş oluyor ki bir şey anlamak neredeyse imkansız. Ancak ikinci haftadan sonra bir fikir sahibi olabileceksiniz. Biraz sabır.

Bundan sonraki dönemde artık normal hayatınıza dönebileceksiniz. Denize girmek te dahil her şey serbest. Spora 2.haftada başlayabilirsiniz. Boks yapmayacağınıza eminim ama basketbol gibi darbe alabileceğiniz sporları da 3. aya kadar yapmayın. İlk dönemlerde burnunuz hassas olacak ve bir darbeden etkilenebilir.

Burun tıkanıklığı ve estetik ameliyat

alpertuncel - Ekim 5, 2011

Haklı olarak hangisi ne zaman yapılmalı, önce hangisi gibi bir soru sorabilirsiniz. Bu iki ameliyat yani burun tıkanıklığı ve estetik burun ameliyatı birbirinin içinde ameliyatlar ve mutlaka beraber yapılmalılar. Eğri bir burun estetik olarak sorunludur ama nefes alırkende sorun yaşar.

Eğriliğe sebep olan anatomik yapılar düzeltilirken hem estetik hem de nefes yollarını açan bir iş yapılmış olur. Bunları ayrı ayrı yaptırırsanız muhtemelen burnunuz açılır rahat nefes alırsınız ama estetik ameliyatınızı yapacak cerrah ameliyatta çok zorlanır.
Dolayısı ile ameliyatınızı tek bir kişi yapmalı. Her adımda hem estetik hemde işlevsel sorunları beraber görüp çözebilmeli.

Estetik burun ameliyatının riskleri

alpertuncel - Ekim 5, 2011

Her ameliyat risklidir. Burun ameliyatı da belli riskler taşır. Bunları ayrı ayrı değerlendirmek daha doğru olur: Her ameliyatta karşılaşılabilecek riskler vardır. Göz ameliyatı da olsanız safra kesesi ameliyatı da olsanız kanama ve buna bağlı “hematom” denilen kan birikmesi olabilir. Kanama burun a meliyatlarında, eğer burun içerisine burun tıkanıklığına ve deviasyona yönelik bir şey yapılmadı ise çok beklenen bir şey değildir. Bu ameliyat yüzeyel denebilecek bir işlemdir ve bu seviyede kanayabilecek ciddi bir damar da yoktur. enfeksiyon ise yüz bölgesinde beklenen bir şey değildir. Enfeksiyon olabilmesi için sizin şeker hastası olmanız ya da bağışıklık sistemini etkileyen bir hastalığınız olması gerekli. Zaten bu durumlardan birisi varsa ameliyatınızı yapmamayı tercih ederim.

Burun ameliyatından sonra ortaya çıkabilecek en sık sorun daha çok estetik olabilir. Bu ameliyat hala en zor, bilinmezlikleri en fazla olan estetik ameliyat olarak tanımlanıyor ve bu boşuna değil. Ne kadar açık ta yapılsa belli noktaları apaçık görmek mümkün olmuyor. Ameliyattan aylar sonra bir noktada elinize bir çıkıntı gelmesi yada tam tersi bir yerde bir çöküntü görmeniz her zaman olası. Bu gibi durumlarda tekrar ameliyat olmanız gerekecek. Kulağa hoş gelmediğini biliyorum ama böyle bir ihtimalin %5-7 arası olduğunu ve dünya standartlarında %10 – 15 gibi tekrar yapılan ameliyatların normal kabul edildiğini önceden bilmeniz gerekiyor. Dünyada bu konuda en terübeli, bütün kitapları yazmış bir kaç hocanın da aynı şekilde %10 lar civarında revizyon yaptıklarını gözlerimle gördüm. Revizyona gerek olmaz demek malesef mümkün değil. Önemli olan bu revizyonun basit bir törpüleme işlemi gibi kolay kısa bir ameliyat olması. Genellikle aynı gün eve çıkar artesi gün norma hayatınıza dönersiniz. Şişlik morluk bu sefer olmaz, alçı flaster gibi şeylerde en fazla 24 saat kalır.

Hasta gözüyle burun estetiği

alpertuncel - Ekim 5, 2011

Benim gördüğüm kadarı ile insanlar burun ameliyatlarına belli ön yargılar ile bakıyorlar. En sarsılmaz inanç bu ameliyatın doğal sonuç vermesinin beklenmemesi gerektiği. Bu doğru değil. iyi bir burun ameliyatını hastanın annesi bile anlamayabilir. Genellikle de ameliyatta yapılması gereken değişiklikler son derece sınırlıdır. Kemerli ve ucu düşük bir burnu çok doğal ve güzel yapmak için yapmanız gereken çok az değişiklik var. Bunları bilgisayar karşısında hastalarıma gösterdiğim zaman bazen çok şaşırırlar. Milimetrelerle yapılan değişiklikler bazen her şeyi farklı gösterebiliyor.

Bir diğer yanlış bilgi de bu ameliyatın her estetik cerrah tarafından hemen hemen aynı şekilde yapıldığı. Bu fıtık ameliyatı için doğru olabilir ama burun estetiğinde durum tamamen farklıdır. Herşey ameliyatı yapan cerrahın bilgi, tecrübe ve becerisiyle şekillenir ve bu asla fıtık ameliyatı gibi hep aynı şekilde yapılan bir ameliyat değildir.

Güzel burun nasıl olmalı?

alpertuncel - Ekim 5, 2011

Bu sorunun bir cevabı hem var hem yok. Zaten güzel burundan bahsetmek yerine güzel yüzden bahsetmek daha doğru. Bir burun tek başına çok estetik olmayabilir ama bazı yüzlerde çok güzel durabilir. Bu artık çok klişe bir şey ama gerçekten her yüze yakışacak farklı bir burun planlamak gerekiyor. Diğer yandan da belli oranların olması gerekli. Bir çok farklı görüş olmakla beraber herkezin kabul ettiği 8-10 çok bilinen çok kabul görmüş oran var. Bazıları Da Vinci nin olan bu formülleri kullankak yine de ayrı bir birikim gerektiriyor.

Genellikle kuzey avrupa burun şekli ideal kabul edilir. Neden böyle olduğu ayrı bir tartışma konusu olacaktır ama idela kabul edilen ölçümler hep bu insanların burunlarını gösteriyor.
Yıllarca estetik cerahlar bu burun şeklini kalkık, küçük ve hokka olarak gayet yanlış bir şekilde yorumladılar. Bu burunlar tam tersine gayet büyükler. Kalkık olan sadece uçları ve burun sırtları sanılanın aksine düz. Yani alından başlayan burun ucuna kadar bir kaydırak gibi kavisli gelen bir burun sadece eski teknikler ve yaklaşımlar ile ameliyat edilmiş bir burun olabilir. bu 20 sene önce yapılan bir ameliyat için normal ama artık “yapmıyoruz”.

İkinci kez ameliyat olmanız gerekirse

alpertuncel - Ekim 5, 2011

Eğer bir problem varsa ve tekrar ameliyat olacaksanız gerekiyorsa bilmeniz gereken çok önemli bir şey var. Bu ameliyatta dünya standartlarında ikinci kez ameliyat olmanız son derece normal kabul edilir. Burun ameliyatlarında en iyi ellerde bile %10 civarında tekrar bir ameliyathaneye girme riskiniz var. Bunu baştan bilin. Ama bu düzletme ameliyatının basit bir rötuş olması gerekiyor. Eğer burnunuz hiç beklemediğiniz bir şekle girdi ise, özellikle de aşırı küçüldüğünü düşünüyorsanız bence ikinci ameliyatınızı başka bir yerde yaptırmayı da düşünün. Bu ameliyatta ortaya çıkabilecek ve kolayca düzeltilebilecek bazı sorunlar olabilir ama her sorun kabul edilebilir olmayabilir.
En sık karşılaşılan olası problem bir yerde elinize bir çıkıntı gelmesi olur. Bunu törpülemek gereklidir ve bu 5 dakika sürer. Ertesi gün de işinize dönebilirsiniz.

Türkiye Burun Estetiğinde Dünyanın Neresinde

alpertuncel - Ekim 1, 2011

Dünya ortalamasının çok ilerisinde. Bunu size çok rahatlıkla söyleyebilirim. Bunun iki sebebi var, birincisi bu ameliyatın bizde her zaman çok yapılıyor olması. Bu hem tecrübeyi hem de bilgi birikimini arttırıyor. İkinci sebepte estetik cerrahinin zaten Türkiye’de dünya standartlarının çok üzerinde olması. İçinizden “yok canım” dediğinizi duyar gibi oluyorum ama işin gerçeği bu. Avrupanın 10 sene önünde olduğumuza garanti verebilirim.

Basında Çıkan Haber ve Makalelerimiz

alpertuncel - Eylül 30, 2011

Karın Germe ve Hamilelik

alpertuncel - Eylül 30, 2011

Günümüz estetik cerrahi operasyonlarının bir çoğu aslında hastaların vücutlarında sonradan gelişen gerek yaşa bağlı, gerek kilo alıp vermeye bağlı, gerekse bayanlarda hamilelik sonrası deformitelere bağlı bozukluk ya da değişimlerin eski haline getirilmesi şeklinde gerçekleşen işlemlerdir. Birçok insanın düşündüğü gibi radikal biçim değişkliği içeren estetik operasyonlar daha az sayıdalar esasında. Tabii bu arada daha önceden varolan estetik kaygıların düzeltilmesi de aynı işlemler sırasında gerçekleştirilebilmektedir.

Ülkemizde bayanlarda en çok yapılan ameliyatların başında liposakşın yani yağ aldırma ameliyatları ve ciltteki sarkmaların tedavisi için yapılan karın germe (abdominoplasti) operasyonları gelmekte.Tabii popüler kültür araçları internet ve yazılı-görsel medya sayesinde hastalarımız yapılan bu estetik operasyonlar hakkında oldukça geniş bilgiye sahipler. O bakımdan hamilelik sonrası gelişen karında çatlaklar (strialar) ve sarkamaların (şalazis) tedavisi ile ilgili kısa bir bilgilendirmeyi ve hastalarımızın kafalarındaki soru işaretlerini kaldırmak amaçlı bir makale yazmayı daha uygun gördüm. Umarım tüm hamile ve doğum yapmış bayanlara bu yazının faydası olur.

Basitçe karın germe veya tibbi ismi ile “abdominoplasti” adını verdiğimiz işlem 2 tipe ayrılmakta: “Mini” ve “Tam”. Mini karın germe karın derisinde minimal sarkma olup kasları sıkı olan hastalarımıza uygulanmakta. Tam karın germe ise genelde birden çok doğum yapmış, sportif yapıya sahip olmayan ve dolayısıyla karında çatlaklardan tutun, kasların sıkı olmamasına kadar birçok sıkıntısı olan bayanlara uygulanan bir işlem. Her iki işleme genelde göbek ve bel bölgesindeki yağların liposakşın ile alınması da eklendiğinden günümüzde işleme “dermolipektomi” adı da verilmekte. İşlem mini 1-2, tam 2-3 saat civarında sürmekte ve genel anestezi ile yapılmaktadır. Hastalar genellikle 1 gece çok nadir 2 gece hastanede misafir edilir ve kontrole 1 hafta sonra gelmek kaydıyla taburcu edilirler. İyileşme 10 gün civarında gelişmekte, 3-6 ay içinde izler belirsiz hale gelir. İşlem sonrası mini abdominoplasti hastalarımız 5-7 günde, tam abdominoplasti hastalarımız 10-15 günde işlerine dönebilmektedir. Tam abdominoplasti hastalarımız en az 4-6 hafta 1-2 kilogramdan fazla ağırlık -ki buna özellikle çocuklar da dahildir- kaldırmamalı, 4 hafta bel korsesi takmalıdırlar.

Tabii ki karın germe işlemi izli bir işlemdir. Fakat 1-2 sene içerisinde izler özellikle beyaz tenli bayanlarda tamamen solup neredeyse kaybolmakta, kaldı ki izler bikini içerisine de saklanabilmektedir. Ayrıca sezaryen izi olan hastalarımızda mini karın germe işlemi aynı iz kullanılarak yapıldığından ek bir iz de oluşmamamakta. Günümüzde yapılan abdominoplasti operasyonları bundan 10 sene evvelinde yapılan işlem ile artık sadece isim benzerliği içermekten öteye gitmez. “Yüksek lateral tansiyon” tekniği olarak adlandırılan karın germe işlemi minimal cilt altı tünel açılarak yapılmakta ve post operatif iyileşme bu sayede hızla gerçekleşmekte. Öyle ki hastalar eskiden hastaneden iki büklüm çıkarken, şimdi ise sanki hiç ameliyat olmamış gibi taburcu olabilmekte.

Bu arada yeni teknikler de hızla uygulamaya girmektedir. Son tekniklerden birisi ise özellikle karında minimal veya hiç sarkma olmayıp kasları gevşek olanlar için biçilmiş kaftan: Endoskopik karın germe.
Bu işlemde göbek deliği ve bikini bölgesine yapılan küçük kesilerle girilip endoskopik kamera ile görülerek kaslar ve dolayısıyla tüm batın dikişler yardımı ile toparlanmaktadır. Bu işleme “internal korse” de denmekte, nedeni ise aynı bir korse gibi kaslar toparlanınca tüm bel ve kalça kavsi bütün belirginliği ile ortaya çıkmaktadır. Bu sayede hastaya neredeyse hiç iz bırakmadan karın, üst karın, bel ve kalça bölgeleri toparlanmış olmaktadır. Bu tip bir işleme aynı zamanda liposakşın da eklenerek total bir incelme de sağlanabilir.

Hamilelik ve doğum yeni bir yaşamın başlangıcı, yeni bir mutluluk; fakat çoğu zaman bu mutluluğun bedeli bayanlar için maalesef fazla kilolar, ciltte fazlalıklar ve sarkmalar. İşte Estetik Plastik Cerrahi yenilenen ve hergün gelişen teknolojilerle bu sorunlara da çözümler üreterek bayanların doğum sonrası sıkıntılarını da gidermekte.